www.teveg.net
 

> Ana Sayfa
>
Tüzüğümüz
> Hakkımızda
> Kültür
> Aile
> Çocuk
> Sağlık
> Spor
> Turizm
> Çevre
> Sivil Toplum
>
Psikolojik Danışmanlık
>
Rehberlik
> Bilim - Teknik
> Etkinliklerimiz
> İletişim


Afişi Büyütmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 

 






Sitenin tasarımı
Liz Ajans
tarafından yapılmaktadır.

 

.........................................................................................................................................................................................................

.........................................................................................................................................................................................................

ê

SOSYAL BİR PROBLEM OLAN
DÜNYADA, TÜRKİYE'DE, AİLEDE, OKULDA
ŞİDDET

Toplumumuzun baş problemlerinden biri haline gelmeye başlayan şiddet karşısında aciz kalmamızın sebepleri ve çözümlerinden önce şiddeti tanımlamamız lazım gelir. Şiddet  toplumda bir bireyin; bir diğer bireye karşı fiziksel ya da psikolojik olarak hükmetme ya da zarar vermesidir.
Şiddetin temel kaynağı ailedir.

Fiziksel istismar ve çocuk istismarı; aile içi şiddetinin de bir parçası olabilir. Ancak çocuklara karşı yapılan şiddet eylemleri, çocuk istismarı altında incelenir. Her ne kadar göz ardı edilse de; fiziksel ve cinsel şiddet istismarlarının %90'ı aile bireyleri tarafından yapılmaktadır.

Yurt dışında; ve Türkiye'de Aile içi şiddet'e bakış açısı oldukça değişiktir. Bir çok toplum ve dini inanışlar arasında da farklılıklar bulunmaktadır.

Dünyada Şiddet

Amerika Birleşik Devletleri'nde aile içi şiddette mağdur %35 oranında erkektir; ancak büyük bir çoğunluğu şikayette bulunmazlar. İngiltere'de ise bu rakam %16.6 civarındadır. Amerika'da mahkemeye intikal etmiş şiddet eylemlerinin %95'i kadınlara karşıdır.

Bir çok modern toplumda; aile içi şiddet fiziksel seviyede ise kriminal bir suç olarak değerlendirilir. Ekonomik, duygusal, zihinsel, sosyal ve ruhsal baskıların karşılğı olarak da yüksek tazminat bedelleri ödemeye mahkum edilirler.

1992'de Avrupa Birliği'nde yapılan araştırmaya göre; her 4 kadından 1'i hayatları süresince en az bir kez aile içi şiddetle karşılaştığını söylemiştir.


Türkiye'de Şiddet

Avrupa Birliği standartlarına göre her 7500 kadına bir sığınma evi kurulması mecbur tutulmuşken; Türkiye'de toplam dokuz kadın sığınma evi vardır. Bu da ortalama 3 milyon kadına bir sığınma evinin düştüğünü gösterir. SODEV araştırmasına göre; mevcut sığınma evleri de güç koşullar altında çalışmaktadır. Belediyeler ise; açılan bir çok sığınma evini kapatmıştır.

Bu vesile ile Türk Kadınlar Birliği, Türk Anneler Derneği, Çağdaş Eğitim Vakfı, AÇEV, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı, Türkiye Aile Sağlığı ve Planlama Vakfı, Roteryenler, Lions ve Soroptimistler gibi dernekler kendi özverileriyle Türkiye'de mağdur kadınlara yardım etmeye çalışmaktadır.

T.C. Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu'nun 1995'de yaptığı araştırma doğrultunda; aile içi şiddete uğrayanların %80'i yapacak fazla bir şey olmayacağına inanır. İlkkaracan'ın 2000 yılında yaptığı araştırmaya göre de; Türkiye'nin doğu ve güneydoğu'sunda kadınların %50.8'sinin rızaları olmadan evlendirildiğini söylemiştir.

Aile içi şiddet şekilleri

Aile içi şiddeti 4 ana başlık altında toplayabiliriz.

Fiziksel şiddet

> Direk fiziksel temas; istenilmeyen fiziksel kontaktan, tecavüze ve öldürmeye kadar yapılan şiddet eylemleri.

> Direk olmayan fiziksel temas; eşyaların yokedilmesi, bir eşyanın mağdur olan kişiye bir eşya fırlatması, hayvanlarına zarar verme.

> Aile içi ensest ilişkide bulunulması.


Ekonomik/Sosyal kötüye kullanma


> Mağudurun maddi varlığını kontrol edilmesi, mağdurun arkadaşlarını ve akrabalarını görmesini engellemesi, aktif olarak mağdurun sosyal ilişkilerini kontrol etmesi ve sosyal yaşamdan mağduru izole etmesi.
 
Ruhani kötüye kullanma

> Mağdurun dini inanışı ve davranışı hakkında baskı uygulanması.
> Mağdurun dini toplantılarına katılmasını engelleme ya katılmaya zorlanması.
> Mağdurun dini ile dalga geçme.

Alkol ve Uyuşturucu

Uluslarası araştırmalar doğrultusunda; alkolik ve uyuşturucu bağımlısı olan bireylerin %25'e yakını aile içinde şiddet uygulamaktadır. Bazı kurumlar tüm kötü alışkanlıkları (kumar vb.) bu kategori içerisine ekler. 

Aile içi şiddetin sebepleri

Aile içi şiddet, başlıca üç başlık altında incelenir. Sosyal, Psikolojik ve Biyolojik olarak da incelenebilecek bu kategoriler; tam açıklaması ile Fakirlik (Sosyal), Güç ve Kontrol isteği(Psikolojik), ve Biyolojik (Alkol ve Uyuşturucu) başlıklarında incelenebilir.

Fakirlik

Ekonomiksel güçlük çeken ailelerde, diğer ailelere nazaran çok daha fazla aile içi şiddeti gerçekleşmektedir.

Fakirliğin getirdiği sosyoekonomik sorunlar doğrultusunda; birey tepkisini ailesine karşı göstermektedir.

Fakir ailelerde yokluğun verdiği eksiklik nedeniyle iç çatışmalar yaşanmaktadır.
Fakir ailelerin çocukları zengin olan ailelerin çocuklarıyla ve onların sahip oldukları imkanlarla yüzyüze gelince bir eksiklik hissetmektedirler ve bunu da ailelerine yansıtmaktadırlar ve giderek
saldırgan tutum sergilemektedirler.

Fakirlik nedeniyle okulunu bitiremeyen bireyler bilinçsiz ve cahil kalabilmektedir bu nedenle yanlış yollara sapmaktadırlar, araştırmalar sonucu şiddetin en çok eğitimden yoksun kalmış aileler ve onlar tarafından yetiştirilmiş bireylerce sergilendiği saptanmıştır.

Güç ve Kontrol

Toplumsal bakış açısı doğrultusunda, erkeğin egemen olmasını öngören toplumların alışkanlıklarında ve geleneklerinde kadınlar mağdur durumdadır. Bunun dini ve kültürel boyutları da mevcuttur; ancak erkeğin aile reisi görevini üstlenmesi ve bunu hor görmesidir.

Aile içerisinde her bireyin eşit görevlere dağılmaması ve güç sahibi olanların mantıksal olarak bunu kaldıramaması.


Okul içi şiddet

Okulda şiddet, eğitimde ve özellikle okulda karşılaşılan şiddete işaret eder. Öğretmenlerin, okul idarecilerinin kullandığı şiddet, ayrıca öğrencilerin birbirleri arasında ve okul görevlilerine karşı uyguladığı şiddet bu kapsamda ele alınır.

okuldaki şiddet erişkinlerin tepkisel yaşamının en açık bir şekilde görünen şekillerinden biridir. Okul içi şiddet bireysel olabileceği gibi, çeteleşme olarak bilinen grup davranışı şeklindeki boyutu da vardır. Çocuklar hem şiddetin uygulayıcısı, hem de şiddetin mağdurudurlar. Şiddet hem psikolojik, hem de sosyolojik bir sorun olarak ele alınmalıdır.

Okulda şiddet Sosyoloji disiplini ve Psikoloji disiplini içinde ele alınan önemli konulardandır. Son dönemde Türkiye'de yaygınlık kazanan okulda şiddet ile toplumsal değişim arasındaki ilişki çarpıcıdır.

Okulda şiddet son yıllarda Milli Eğitim Bakanlığı'nın da gündemine girmiş, bu çerçevede Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 'Öğrencilerimizin Zararlı Madde Kullanımı ve Şiddet Gibi Risklerden Korunması' konulu bir genelge yayımlamıştır, ancak mücadelenin yetersiz kaldığı eleştirileri sıkça yapılmıştır.

Okuldaki şiddetin altında daha çok şiddet yoğunluklu filmlerin olduğu da bir başka iddiadır.

Okulda şiddet sadece Türkiye'de değil, diğer ülkelerde de önemli bir sorundur. Özellikle ABD'de sorun başa çıkılması güç bir hal almıştır.

Eğitimci-Yazar M. Edip Beki, okullarda meydana gelen şiddet olaylarını geniş bir şekilde tahlil etti. Okullardaki şiddet olaylarının, tüm Türkiye'nin sorunu olduğunu belirten M. Edip Beki, bugün ortaya çıkan şiddet olaylarının sebeplerini, eğitimin doğası gereği, 5-10 yıl öncesinde aramak gerektiğini söyledi.


Kaynakça
Wikipedia
Uludağ Üniversitesi Aile içi şiddet araştırması
SODEV araştırması
 

* * * * * * * * ** * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * 

KONUYLA İLGİLİ BİR İNCELEME HABER


Çocuklar şiddet görüyor şiddet uyguluyor
 

ANKARA (ANKA)- TBMM Çocuklar ve Gençler Arasında Artan Şiddet Eğilimleri ile Okullarda Yaşanan Şiddet Olaylarını Araştırma Komisyonu'nun raporunda, gençlerin şiddetle okulda, evde ve sokakta karşılaştığı belirtilirken, erkeklerin sokakta şiddetle kızlara göre daha fazla, kızların ise evde şiddetle erkeklere göre daha fazla karşılaştığı kaydedildi.

Raporda, çocuk ve gençlerin şiddet olaylarını en fazla arkadaşları ile yaşadığına dikkat çekildi. Komisyon, nihai raporunu tamamlayarak dün TBMM Başkanlığı'na sundu. Türkiye'deki şiddet olaylarının hızının dünyaya benzer bir seyir izlediğinin belirtildiği raporda, terör ve suç örgütleri ile organ ve uyuşturucu tacirlerinin, sayıları 25.6 milyona ulaşan 0-18 yaş arasındaki gençlere çok kolay ulaştığına dikkat çekildi. Raporun sonuç bölümünde yer alan önemli tespitler şu şekilde sıralandı:

Şiddet şiddet doğuruyor

-Türkiye'de 2006–2007 öğretim yılı ortaöğretim kurumlarına devam eden öğrencilerin şiddetle karşılaşma durumu incelendiğinde, son üç ay içerisinde öğrencilerin yüzde 22'sinin fiziksel şiddet, yüzde 53'ünün sözel şiddet, yüzde 36.3'ünün duygusal şiddet, yüzde 15.8'inin cinsel şiddet ile karşılaştığı, Öğrencilerin şiddet uygulaması incelendiğinde ise, son üç ay içerisinde yüzde 35.5'inin fiziksel şiddet, yüzde 48.7'sinin sözel şiddet, yüzde 27.6'sının duygusal şiddet, yüzde 11.7'sinin cinsel şiddet uyguladığı saptanmıştır.

Sokaktaki kız çocuklarının şiddet eğilimi fazla

-İstanbul'da, sokak çocukları arasında yapılan bir çalışmada, çalışmaya katılanların yüzde 13.2'si “iş yerinde fiziksel şiddete maruz kaldığını” belirtmişlerdir. Bu grubun erkeklerde yüzde 7.5'i ve kızlarda yüzde 19.9'u şiddet eğilimi “yüksek” olarak rapor edilmiştir.

-Ceza ve infaz kurumlarında bulunan çocukların bu kurumlara girmeden önceki son üç ay içerisinde fiziksel şiddet ile karşılaşma sıklığı yüzde 69.2 ve fiziksel şiddet uygulama sıklığı yüzde 69.3 olarak bulunmuştur. Cinsiyete göre incelendiğinde, ceza infaz kurumlarına girmeden önceki son 3 ay içinde fiziksel şiddet ile karşılaşma (erkeklerde yüzde 68.9, kızlarda yüzde 71.4) ve şiddet uygulama durumu (erkeklerde yüzde 69.7, kızlarda yüzde 54.9) az çok benzerlik göstermektedir.


Okulda, evde, sokakta şiddet


-Gençler şiddet ile okulda, evde ve sokakta karşılaşmaktadırlar. Erkekler sokakta şiddetle kızlara göre daha fazla, kızlar ise evde şiddetle erkeklere göre daha fazla karşılaşmaktadırlar.

-Çocuk ve gençler şiddet olaylarını en fazla arkadaşları ile yaşamaktadırlar.

Okuldaki başarısızlık etkiliyor

-Okul başarısızlığı, çocuk ve gençlerin şiddete maruz kalmasına ve şiddet içeren davranışlara daha fazla sahip olmalarına, okula devamsızlığı, çocuk ve gençlerin şiddet içeren ortamlarda daha fazla bulunmasına ve şiddet içeren davranışlara daha fazla karışmasına neden olmaktadır.

Çok çocuklu ailelerde şiddet artıyor

-Çocuk sayısı fazla olan ailelerin çocuklarında şiddet içeren davranışların görülme olasılığının arttığı görülürken, aile ortamında alkol ve madde kullanımı ve stres gibi etkenlerin olması, çocukluğunda aile içinde şiddet gören erişkinlerin daha fazla şiddet uygulamalarına neden olmaktadır.

Televizyon ve internet kafe uyarısı

Raporda, çocuk ve gençleri şiddete iten nedenler, “Çocuk ve gençlerin, internet kafede ve sanal ortamda yetişkinlerle olumsuz etkileşim içinde bulunması, eğlence aracı olarak şiddet içeren oyunları oynaması, medyada devamlı olarak yer alan şiddet görüntüleri, çocuk ve gençlerin televizyon karakterlerinden etkilenmeleri, televizyonda şiddeti tek güç olarak gösteren karakterleri rol modelleri olarak almaları, işsizlik ve yoksulluk, kentlere göçün olumsuz etkileri, çocuk ve gençler arasında sigara kullanımı, alkollü içki içme ve madde kullanımı, çocuk ve gençlerin delici-kesici alet ve ateşli silah taşımaları ve çete üyesi olmaları" şeklinde sıralandı.
 

Ulusal program uygulanmalı

Rapordaki bazı öneriler, şu şekilde sıralandı:

-Şiddete “karışmış” çocuk ve gençlerin tedavi ve rehabilitasyonu için ulusal program uygulanmalı.
-Anne baba eğitimi önemli.
-Öğrencilerin okula devamsızlığı önlenmeli ve takip edilmeli.
-Sigara ve alkol satışı yapılan yerlerde “18 yaş” sınırı sıkı şekilde denetlenmeli.
-Uyuşturucu madde ticaretine ilişkin alınacak önlemler ve cezaların caydırıcılığı arttırılmalı.
-Alkol kullanılan umumi yerlere çocukların girişleri önlenmeli.
-Çocukların izlediği saatlerdeki televizyon programlarında sigara, alkol ve madde kullanımına ilişkin görüntüler ekrana yansıtılmamalı.
-Sinema ve oyun salonları ile internet kafelerde alkol reklamları önlenmeli.
-Ateşli silahlara ve kurusıkılara ulaşılması ve taşıma ruhsatı alınması zorlaştırılmalı, evlerinde silah bulunduran ebeveynler, silahların evden çıkmasını sağlamalı.

Çeteleşme izlenmeli

-Okuldaki çeteleşme izlenmeli.
-Şans oyunu oynatan kurumların mutlaka “18” yaş sınırına dikkat edilmeli.
-İnternet kafelerde gençlerin kullandığı bilgisayarlarda şans oyunları filtrelenmeli, aileler, çocuk ve gençlerin internet kafelerde sınırlı bir süre kalmalarını sağlamalı. Aileler, evlerinde bulunan internete bağlı bilgisayarlara şifre koymalı ve filtre programları yüklemeli.
-Kolluk kuvvetlerinin çocuk ve gençler konusunda eğitimleri arttırılmalı. “Toplum destekli polis” anlayışı yaygınlaştırılmalı.

 

 

 
ê ê
ê ê
ê ê
ê ê
ê ê
ê ê
ê ê
ê ê
ê ê
       

...................................................................................................................................................................................................................................................
*
Ana Sayfa * Tüzüğümüz
* Hakkımızda * Kültür * Aile * Çocuk * Sağlık  * Turizm
*
Çevre * Sivil Toplum
* Psikolojik Danışmanlık * Rehberlik * Etkinliklerimiz * İletişim